Evrene açilan kapi Cusco

Yazi ve fotograflar

Bülent Demirdurak

P eru'da, etrafini çevreleyen 12 dag kütlesinin ortasindaki ovaya kurulmus olan Cusco için, evrene açilan kapi denilir. Cusco'yu çevreleyen 12 dagin her birinin, 12 yildiz kümesinin simgeledigi burçlar gibi, 12 insan karakterinden birine sahip oldugu söylenir. Sehrin adi, göbek deligi anlamina da gelir.

En parlak dönemlerinde Inka Imparatorlugu'nun sinirlari, Kolombiya'nin Ancasmayo Nehri'nden Sili'deki Maule Nehri'ne, Pasifik Okyanusu'ndan Amazon Nehri'ne kadar uzaniyordu. Bugün Inkalar, Ekvator çizgisinin güneyindeki en büyük uygarlik olarak kabul ediliyor. Inkalar, daglarla vadileri, okyanuslarla nehirleri kavusturan bu genis sinirlara, Dört Bucak Imparatorlugu anlamina gelen “Tahuantinsuyu” diyorlardi.

Inkalar, Chavin, Paracas, Nasca, Mochica, Wari gibi olaganüstü medeniyetlerin mirasçisiydilar. Inkalar'in kökenlerinin 13. yüzyilda Titicaca Gölü çevresinde yerlesmis olan Ayamarcalar oldugu kabul edilir. Efsanevi kuruculari Kral Manco Capac döneminde Cusco çevresinde güçlerini kabul ettirdikleri söylenir. Çok kisa sürede bu dev imparatorlugu kurmayi basaran Inkalar'in baslangiç olarak önem verdikleri iki noktayi gözden kaçirmamak gerekir. Öncelikle bugün bile birçok noktasi ayakta olan binlerce kilometrelik mükemmel yollarla imparatorlugun sehirlerini birbirlerine baglamislardi. Idari baskentte sona eren 4 ana yoldan baska, Ceques en az 40 kadar küçük yol da Cusco'yu, 330 civarinda Huacas'a yani kutsal kayaliklara, daglara, su kaynaklarina bagliyordu. Imparatorluk sinirlari içinde yasayan bütün uluslardaki resmi memurlarin, Inkalar'in ana dili olan Quechua'yi veya Keçuva dilini konusmalari istenirdi. Günes, toprak, su gibi dinsel faktörlerin yaninda Keçuva dilinin konusulma zorunlulugu da çok önemli bir faktördü.

Cusco kenti, Huatanay ve Tullumayu nehirlerinin, daglarin arasinda oydugu vadide kurulmus. Sehrin, Keçuva dilinde Qosqo olan adi Ispanyol istilasinda Cusco'ya dönüsmüs ve öyle de kalmis.

Inkalar, Cusco'yu insa ederken, sehrin mimari planini kutsal hayvanlari pumaya benzetmisler. Sehrin plani en güzel bir uçaktan bakinca anlasilir. Büyük kalenin üzerinde insa edilen Sacsayhuaman Tepesi'nin pumanin basi, Tullumayu ve Saphy nehirlerinin arasinin pumanin vücudu, bu iki nehrin bittigi yerdeki Huatanay Irmagi‘nin da pumanin kuyrugu oldugu düsünülerek sehrin planlandigi kabul edilir. Huacaypata ve Cusipata Meydanlari, sehrin merkezleriydi. Seçilmis kadinlarin konutu Acllahuasi veya Aclla Wasi, Suntur Wasi ve silah evi meydanin etrafina yerlestirilmisti. Ispanyol istilasindan önce, grip gibi basit bir hastaliktan öldügü düsünülen büyük kral Huayna Capac'in ogullari Huascar ve Atahuallpa arasinda çikan iç savasta imparatorluk çok zarar görmüs. Huascar'in ordusunu yenen Atahuallpa, 1532'deki Cajamarca katliamindan sonra da Cusco'yu yerle bir etmis. Ancak askeri olarak çok zarar görmüs olan Inkalar, bundan sonraki süreçte diger yerli kavimlerinin destekledigi 60 kadari atli 200 civari Ispanyol askeri karsisinda uzun süre direnemeyecektir. 1533 yili da Inka medeniyeti için sonun baslangici olarak kabul edilir.

Inkalar, And Daglari Medeniyetleri'nin kuruculari degil mirasçilari olarak kabul edilirler. Imparatorluklarini kurarken kendilerinden önceki medeniyetlerden çok faydalanmislar. Ancak genis topraklarda, yüksek daglarda, çok farkli insan ve etnik gruplari üzerinde etkinlik kurmalarina ragmen tam egemen olamamislar. Cusco ve iç kesimlerdeki güçlerini sahillerde gösterememisler. Yüksek savas gücüne sahip olmalarina karsin, çok acimasiz olduklarindan diger kavimler tarafindan sevilmemisler. Kisacasi 1533 yilinda karsilarinda yalnizca atli, toplu, tüfekli bir avuç Ispanyol'u degil, onlarin kitaya tasidigi grip, suçiçegi, frengi gibi bagisiksiz olduklari hastaliklari ve kendilerini sevmeyen yüz binlerce de yerli kavim askerini bulmuslar. Zaten 16. yüzyilin en zengin Güney Amerika kenti kabul edilen Cusco'nun, altin, gümüs ve degerli taslarla süslü binalariyla Ispanyollari saskinliga ugratan bu görkemli uygarligin, yalnizca kirk yil içinde tarihten silinmesi bir avuç askerin gücünün üzerinde bir olay. 1532 yilinda 12 milyon olan Inka Imparatorlugu nüfusu, 1626 yilinda 6 yüz bin kisiye kadar inecektir.

Kutsal pumanin basinin gösterildigi kösedeki Sacsayhuaman Kalesi, 1460 yilinda Kral Pachacutec tarafindan, Chancas'lara karsi elde edilen zaferlerin anisina insa edilmis. 50 yil süren insaatta 30 bin kisi çalismis. Sacsayhuaman aslinda yalnizca kale degil, ayni zamanda dini, politik ve askeri bir merkezdir. Kalenin, 18 - 20 metre uzunlugundaki surlari üç sira olarak yapilmis. Bazi yerlerde dogal kayalari korumuslar ve tasidiklari tas bloklarla sirayi tamamlamislar. Inkalar da depremden çok çekmislerdi. Yapilarini ne kadar saglam yaparlarsa o kadar güvende olacaklarini düsünmüslerdi. Sacsayhuaman Kalesi'nin karsisindaki teraslarda tarim yapiliyordu. Kalenin taslari, Ispanyollar tarafindan Cusco'daki katedral, saray ve diger insaatlarda kullanilmis olmasina karsin görüntü hala çok etkileyici dir.

Cucso'nun ana merkezi Plaza Das Armas 3 bin 460 metre, Cusco'ya yaklasik 100 kilometre uzakliktaki Ollantaytambo 2 bin 700 metre, Machu Picchu ise 2 bin 400 metre yükseklikte bulunur. Üç bin metrenin üzerindeki irtifalarda alisik olmayanlara oksijen yetersiz gelebilir. Inkalar, Cusco'yu Yukari Hanan ve Asagi Hurin olmak üzere ikiye bölmüslerdi. Bugün de sehir modern ve fakir bölümler olarak ikiye ayrilmis. 400 bin nüfuslu sehirde 20 kilise bulunuyor. Bir zamanlar günese ve dogaya tapanlarin evlatlari bugün çok dindar Katolikler olmuslar.

Plaza das Armas da çok sayida restoran ve bar hayati renklendiriyor. Aksamlari sehrin bütün yasami sanki buraya tasiniyor. Meydanin genis tarafinda katedral ve tam karsisinda da Huayna Capac'in sarayi üzerine insa edilmis olan Cizvit Kilisesi bulunuyor. 4 bin metrekare büyüklügündeki katedralin insaati 94 yil sürmüs. Inkalar, altini Günes'in alin teri, gümüsü ise Ay'in gözyasi kabul ederlerdi. Inka yapilarini dis duvarlarinin kaplamalarinda kullanilan altin tabakalarin Ispanyollar'i saskinliga ugrattigi yazilmis. Atahuallpa'nin da esir düstügü Ispanyollar'a özgürlügü karsiliginda büyük bir oda dolusu altin ve gümüs verdigi tarihe düsülen notlarda görülüyor. Peru, bugün dünyanin yedinci altin ve dördüncü gümüs üreticisi olmaya devam ediyor.

Altin Kale anlamina gelen Koricancha veya Q'Orikancha veya Günes Tapinagi, 1250'de Manco Capac döneminde insa edilmis. 1440'da Pachacutec döneminde eklemeler yapilan tapinakta Wiraqocha'ya bas tanri olarak tapinilmis. Yikilmadan önceki tapinagi Ispanyollar, Güney Amerika'nin ve hatta Ispanya'nin en önemli tapinagi olarak göstermisler. Tapinagin duvarlarinin altinla, gümüsle, tavanlarinin renkli tüylerle kapli oldugu anlatilir. Tapinagin üzerine 17. yüzyilda insa edilmis olan St. Dominique kilisesi de 1950 depreminde yikilmis.

www.bulentdemirdurak.com